IMG 4297Vakfımızın düzenlediği “Çanakale Ruhu” konulu konferansta konuşan gazeteci yazar ve fikir adamı Mehmed Niyazi “Çanakkale dün hükmünü icra etti, bugün hükmünü icra ediyor ve yarın da hükmünü icra edecektir” dedi. Balkan Kültür Merkezi Konferans Salonunda gerçekleştirilen programa başta Vakfımızın kurucusu Hasan Gümüş olmak üzere Ak Parti İl Başkanı Av. Müjdat Kahve, İl Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Özcan, İl Gençlik ve Spor Müdürü Serhat Ocak, Vergi Dairesi Başkanı İsmail Aslan, Ziraat Bankası Bölge Müdürü Mahmut Şencan, Dışişleri Bakanlığı Edirne Temsilciliğinden Sinan Cem Baş, Büyük Birlik Partisi İl Başkanı Arif Köroğlu ile birlikte sivil toplum kuruluşları yetkililerinin yanı sıra çok sayıda izleyici katıldı. Çanakkale Mahşeri isimli romanıyla kamuoyunun yakından tanıdığı Mehmed Niyazi’nin Çanakkale savaşının çeşitli yönlerini anlattığı duygu ve heyecan yüklü konuşması salon dışına da taşan yüzlerce kişi tarafından büyük bir ilgi ile takip edildi.

“Edirne özel ve mukaddes bir şehirdir”

Açılışta konuşan Vakfımız mütevelli heyet başkanı Av. Şükrü Çeşme, Mehmed Niyazi’nin önceki yıllarda iki defa Vakfın misafiri olarak Osmanlı’nın Balkanlardan çekiliş macerasını ve Plevne savunmasını anlattığını, bugün de Çanakkale savaşını ve ruhunu anlatmak üzere Edirne’ye geldiğini belirterek Mehmed Niyazi’ye teşekkür etti.

Konuşmasının başında Edirne ile ilgili duygu ve düşüncelerini aktaran Mehmed Niyazi “Balkan Savaşlarında Edirne’nin geri alınışında Eşref bey komutasında benim öz amcam şehit düşmüştür. Babam da bu çarpışmalarda bulunmuştur. Dolayısıyla Edirne benim gözümde özel yeri ve mukaddes hüviyeti olan bir şehirdir” dedi.

 “Çanakkale, Milli Mücadelenin laboratuvarıdır”

Çanakkale savaşına giden süreçte Osmanlı’nın ve dünyanın içinde bulunduğu duruma dair bilgiler vererek konuşmasına devam eden Mehmed Niyazi sözlerini şöyle sürdürdü: “Çanakkale ta Fatih döneminden beri bizim hep yumuşak karnımız olmuştur. Çanakkale’de çok savaşlar olmuştur. Ancak bu Çanakkale savaşı o kadar büyük, dünyada emsali ve menendi olmayan bir savaştır ki diğer savaşlar sütre arkasında kaldığı için onları pek bilmiyoruz. Çanakkale savaşı 3 Kasım 1914 ten 9 Ocak 1916 ya kadar tam 14 ay 6 gün sürmüştür. Milli mücadeledeki komutanlarımıza baktığımızda hepsinin Çanakkale’de görev yapmış olduğunu görürüz. Çanakkale milli mücadelenin bir laboratuvarı ve önsözüdür.”

“Neden 99 yıl sonra hala Çanakkale’yi konuşuyoruz?”

Konuşmasının başında hayatın ilim ve din olmak üzere iki kaynağı olduğunu söyleyen Mehmed Niyazi Çanakkale savaşının din ve metafizik boyutunun önemine vurgu yaparak çarpıcı açıklamalarda bulundu. İngiliz başbakanı Churchill’in Çanakkale’yi yedi günde geçebileceklerini söyleyerek Avam kamarasından savaş izni aldığını hatırlatan Mehmed Niyazi “Ama Çanakkale geçilemedi. Geçilemeyince ne olduğunu daha sonra yine Churchill anlatıyor. Diyor ki, biz Çanakkale’yi geçemedik ve savaş üç yıl uzadı. 8,5 milyon Avrupalı öldü. Çanakkale’yi geçemedik ve Rusya komünist oldu. Rusya komünist olurken 30 milyon insan öldü. Rusya daha sonra Çin’i de komünist yaptı. Çin komünist olurken 50 milyon insan öldü. Bundan başka Asyalı ve Afrikalı milletler bizim Avrupalıların gücünden şüphe etmeye başladılar ve sömürgeciliğimiz sona erdi.”

İnsanlık tarihinde din ve metafiziğin rolünü vurgulayarak sözü Çanakkale-Rusya ilişkisine getiren Mehmed Niyazi şunları söyledi: “Din bize vicdan kazandırır. Vicdan ise bize başkasını düşündürür. İlim bize beyin ve akıl kazandırır. Beyin bize kendimizi düşündürür. İnsandan din ve vicdanı kaldırırsanız o insan midesiyle toprağa basar. Bakın Rusya komünist olduktan sonra insanlığa hitap eden bir tane adam yetiştirememiştir. Nihayetinde 20 yıl önce komünizm yıkılmış ve Rusya girdiği yerlerden çıkmaya başlamıştır. Yemin ediyorum ki, ben göremem belki ama sizin çoğunuz görecektir, Rusya yakın gelecekte, 1552 tarihindeki Kazan’ın kuzeyinde bulunan topraklarına çekilecektir. Yani Çanakkale öyle bir savaştır ki, dün hükmünü icra etti bugün hükmünü icra ediyor, yarın da hükmünü icra edecektir. Onun için biz 99 yıl sonra bugün Çanakkale’yi konuşuyoruz ve yarın da konuşmaya devam edeceğiz. Orada dökülen kanlar o kadar mübarektir ki ne kadar alkışlansa azdır”

Konuşmasının sonunda Hasan Gümüş tarafından Mehmed Niyazi’ye çiçek takdim edildi. Programın sonunda kitaplarını imzalayan Mehmed Niyazi okuyucularıyla bir süre sohbet etti.

Geceyi Edirne’de geçiren Mehmed Niyazi ertesi gün de Kaymakamlığın davetlisi olarak gittiği Meriç İlçesinde Balkan Savaşları ve Şehitlik Ruhu konulu bir konferans verdi. 

www.mimarsinanvakfi.org
www.facebook.com/mimarsinanvakfi.org

 IMG 4280

IMG 4284

IMG 4294

IMG 4297

IMG 4323

IMG 4352

IMG 4313

IMG 4355

IMG 4373

IMG 4402